Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan dışişleri bakanlarının katılımıyla gerçekleşen son üçlü görüşmede, bölgesel entegre çalışmalar ve ortak çıkarlar ön plana çıkarıldı. İstanbul’da düzenlenen 10. Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Üçlü Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda imzalanan İstanbul Bildirisi, tarafların birbirlerine duyduğu güçlü bağı ve bölgesel işbirliğine verdikleri önemi ortaya koydu. Bu bildiri, ülkeler arasındaki derin dostluk, karşılıklı saygı ve güven temelinde kurulmuş olan mükemmel ilişkilerin sürdürülebilirliğini vurgular nitelikteydi ve çeşitli alanlarda atılacak adımlar için umut vaat etti.
Belgede, siyasi istikrar, ekonomik kalkınma, kültürel alışverişler ve güvenlik konularına geniş yer verildi. Özellikle enerji ve ulaşım projelerinin bölgenin ekonomik canlılığı açısından stratejik önemi bir kez daha hatırlatıldı. Bölgesel bağlantısallığın güçlendirilmesi için, Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı ve Güney Gaz Koridoru gibi projelerin enerji güvenliğine katkılarının altı çizildi. Ayrıca, sürdürülebilir barış ve istikrarın pekiştirilmesi adına terörizm, organize suçlar ve siber tehditler gibi bölgesel tehditlerle mücadelede ortak çalışmaların önemi vurgulandı. Bağlantısallık projelerinin hızlandırılması ve bölgesel entegrasyonun artırılmasıyla, bölgenin kalkınma ve refah seviyesinin yükseltilebileceği belirtiliyor.
Bunların yanı sıra, bölgedeki ulaşım projeleri ve enerji alanında sürdürülebilirlik odaklı işbirliği adımlarına da sıkça değinildi. Türkiye’nin COP31 dönem başkanlığı ve Azerbaycan’ın uluslararası etkinlikler üzerindeki başarılarıyla ilgili destek ve takdir ifadeleri, bölgesel uyumu güçlendirmeye yöneliktir. Ayrıca, uluslararası ve bölgesel arenada karşılaşan tehditler karşısında, ülkelerin ortak hareket etmesi ve uluslararası platformlarda birbirlerine destek olmasının önemi vurgulandı. Bu bağlamda, bölgesel container hatları ve enerji nakil hatlarının modernizasyonu, sürdürülebilir enerji teknolojilerine geçiş ve çevre koruma çalışmaları gibi alanlardaki işbirliği projeleri öncelikli hale geldi. Üç ülkenin siyasi iradesiyle, ekonomik ve güvenlik konularında atılan bu adımlar, bölgesel uyum ve gelişmişlik açısından yeni bir dönemi başlatıyor.
