Yirmi senelik web kesintisi

Son Guncelleme : 29 Mayıs 2022 | admin


İnternet, bu milenyumda şimdiye kadar medya işini bozmakla kalmadı: onu dönüştürdü ve bazı durumlarda bunalttı. Jordan Carter, Web NZ’de yirmi senenin arkasından görevinden ayrılırken, web’in artık insanlara ulaşmanın ana yolu haline gelmesine ve bununla beraber getirmiş olduğu sorunlara bakıyor.

Jordan Carter, Web NZ’nin giden CEO’su.
Fotoğraf: sağlanan / İnternet

20 yıl ilkin Jordan Carter güvenli, güvenli ve etkili web erişimi ve hizmetleri için kar amacı gütmeyen bir grup olan Web NZ’ye ilk katıldığında, Kiwiler medyayı İnternet olmadan kolayca kullanabilirdi.

O zamanlar TV ve radyo kablosuz olarak ücretsiz bir şekilde mevcuttu ve gazete satın alarak yada hatta abone olarak günlük haberleri takip edebiliyordunuz.

Bu günlerde hala yapabilirsiniz – sadece bir ISP’ye de abone değilseniz, anlık haberleri ve isteğe bağlı eğlenceyi kaçırırsınız. (Bununla beraber, artı tarafınca, mevcut çevrimiçi aşırılıkçılığa ve aşırı tepkilere maruz kalmayacaksınız).

Jordan Carter, İnternet’in medya endüstrisi için ana seyirci ve yenilik deposu haline gelmesi için garip bir seçenekten geliştiğini görmüş oldu.

Bazı medya kuruluşları için Net, tüm sektörleri gereksiz kılan ve reklam gelirlerini tüketen bir kıyamet aracı olmuştur.

Eskiden medya işlerine, haberlere ve içeriğe harcanan para, şimdi bir zamanlar yeni gündoğumu girişimleri olan, sadece şimdi dünyanın en varlıklı ve en süratli büyüyen şirketlerinde bir araya toplanıyor.

Üç yıl ilkin Jacinda Arden ile beraber, çevrimiçi aşırıcılığı ortadan kaldırmayı amaçlayan Christchurch Çağrısı’na aracılık etmek için Paris’teydi. Üç yıl sonrasında, Başbakan bu hafta ABD’deydi ve Harvard öğrencilerine aşırılıkçılığı güçlendiren toplumsal medya algoritmalarıyla savaşım etmeleri için “şimdi zamanının geldiğini” söylemiş oldu.

Jordan Carter, “Bunun toplumsal neticeleri açısından iyi mi sonuçlanacağını kesinlikle anlamadım” dedi. medya izle.

Altyazı yok

Fotoğraf: fotoğraf / RNZ Mediawatch

“Medya sektörü için en büyük mesele, reklam dolarının kontrolünün ortadan kalkmasıydı. Gazete endüstrisindeki sınıflandırılmış reklamlar oldukça süratli bir halde ortadan kayboldu. Fakat insanların online platformlarda yaptıkları tercihlerimizi ortaya çıkardı. İnsanlar haber içeriğini görmek istemezlerse, sağlayıcılar algoritmalarını daima başka bir şeye kaydıracaklar” dedi.

“Adil, dengeli gazetecilik demokrasi için iyidir. Sadece beyinlerimizin kablolama şeklinin, insanları yeniden yeniden beslemelerinde kaydırmaya devam etmek için o denli iyi olmadığı ortaya çıktı. Bunun haber medyasıyla etkileşimi, büyük teknoloji platformları söz mevzusu olduğunda bir tek talihsiz ve alakasız bir yan tesir” dedi.

Dijital bölünme gerçektir

Jordan Carter, Web NZ’de CEO olduğunda, o zamanki en büyük sorunlardan biri bağlantı ve geniş bant kullanımıydı.

O zamandan beri medyadaki ‘dijital bölünme’ endişesi azaldı. Bugünlerde pek oldukça şahıs web hizmetlerinden sanki her yerde ve evrenselmiş şeklinde bahsediyor – hem de süratli.

“Bir radyo size ayda 60 yada 80 dolara mal olmaz, geniş bant bağlantının yapabileceği şeklinde. (Covid-19) salgını, dijital eşitlik eksikliği etrafındaki risklere dair iyi bir olay çalışmasıydı” dedi.

“Haneler uzaktan emek verme ya da eğitimdeki çocuklarla uğraşmaya çalışıyordu ve bazıları fiber şeklinde bir ağa ya da kafi mobil sinyale bile yakın değildi. Satın alınabilirliği bazı insanoğlu için hakikaten büyük bir engeldi” dedi.

“Neredeyse her insanın genişbant erişimine haiz olmasını sağlamak için büyük bir kamu yararı var, sadece toplumumuzda gerçekleşen bir münakaşa yok” dedi.

“Erişim sahibi olmayan insanoğlu için işleri düzeltmek, çözülmesi milyarlarca dolar vergi mükellefinin parasını alacak devasa bir mesele değil.

“Birbirini takip eden hükümetler, bağlantı ve ağların yaygınlaştırılması mevzusunda mükemmel bir iş çıkardılar. Fakat (onlar) bunu çözmek için lüzumlu olacak bu ufak yatırıma açıkça dirençli oldular.

“Ardımda bırakmaktan bıktığım yarım kalmış bir iş,” dedi. medya izle.

Altyazı yok

Fotoğraf: FOTOĞRAF / RNZ Colin Tavus Kuşu

On yıl ilkin, medya şirketleri hissedarlar ve sahipler tarafınca kârlarını artırmaları için baskı altındaydı, şundan dolayı umulan dijital gelir, İnternet’te ve hızla ilerleyen çevrimiçi toplumsal medyada kaybedilen reklamların boşluğunu doldurmuyordu.

Sky TV, Vodafone ile bir anlaşmada birleşmeye çalıştı Mediawatch, medya şirketlerinin oldukça daha karlı telekomünikasyon şirketlerinin içerik bölümleri olarak yutulabileceğinin bir işareti olarak yorumlandı.

“Bence tamamen yanıldın. Büyük bağlantı sağlayıcıları ve içerik sağlayıcıları bir araya getirecek herhangi bir gelişme görsem oldukça şaşırırdım,” dedi Carter.

Sonunda Tecim Komisyonu ‘VodaSky’ teklifini geri aldı, sadece medya şirketleri, internet sayfaları ve toplumsal medya haberleri paylaşmak için ana kanallar haline geldikçe erişimlerini çoğaltmak için öteki platformlarda içerik paylaşmaya başladı.

Yalnız son yıllarda kurulan haber medyası şirketleri – ve daha yeni girişimler – çevrimiçi abonelerden ve bağışçılardan ciddi şekilde gelir elde etmeye çalıştı.

Medya internete yeterince süratli tepki verdi mi – ve arkasından geniş bandın gücü ve hızı mı?

Carter, “Hayır – fakat hiçbir sektörde bulunduğunu düşünmüyorum” dedi. medya izle.

Başbakan Jacinda Ardern, İnternet Yeni Zelanda'dan Jordan Carter ile.

Başbakan Jacinda Ardern, İnternet Yeni Zelanda’dan Jordan Carter ile.
Fotoğraf: Dışişleri ve Tecim Bakanlığı

“Müzik endüstrisini düşünün. Bu, bu zorlukla daha ilkin yüzleşmeye başladı ve uzun süredir müzik endüstrisi gelirleri düşüyordu. İnsanlar bunun müzik endüstrisinin sonu bulunduğunu söylüyorlardı fakat artık bu tür şeyler duymuyorsunuz şundan dolayı iş modelleri gelişti” dedi.

“İnsanlar hala canlı konserlere gitmek için para ödüyorlar, vb. – ve bence mahalli medya ortamında, mesela Substack ve Newsroom şeklinde sistemlerle bazı abone gazeteciliği görmeye başlıyorsunuz, insanoğlu bunun için birazcık para yatırmaya hazırlar. içerik” dedi.

“Bazı büyük medya şirketleri, değişen teknolojinin sunmuş olduğu seçeneklerden daha çok yararlanmaya başladı. Ve Stuff’taki yönetim satın alımının önümüzdeki birkaç yıl içinde nereye gittiğini görmek büyüleyici olacak ”dedi.

Son yıllardaki bir öteki değişken de sözde ‘kültür savaşı’ ve ifade özgürlüğü üstünden siyasal çatışmalardır. Bu, interneti güvenli ve karlı hale getirmeyi hakikaten zorlaştıracak mı?

“Bu, bu sorunların bazılarının üstesinden gelmeyi birazcık daha zorlaştıran karışımın bir parçası. Birazcık data savaşındayız ve bence Ukrayna’da olanlar bunun altını çiziyor” dedi Carter.

“Rus devleti oldukça uzun bir süredir bu toplumsal medya ortamının bazı açıklarından yararlanarak başka ülkelere müdahale ediyor. Görünüşe nazaran: ‘Liberal demokrasilerle karşı karşıya gelmeyi asla kazanamayız, sadece onların inşa etmiş olduğu bu sistemleri onların toplumsal ve politik uyumunu baltalamak için kullanabiliriz.’

“Bu, insanların uyandığı bir risk” dedi.

“Yayıncılık buluş edildiğinden beri garip fikirler gösteren insanoğlu oldu. Problem, bazı kişilerin aynı fikir olabilecekleri yada olmayabilecekleri ‘rastgele X görünümünü’ ifade etmeyi seçmeleri değildir. Problem, sistemlerin onu, orada olması gerekmeyen toplumsal bölünmeler yaratacak şekilde büyütmesidir.

“Medya sistemleri en tartışmalı ve kutuplaştırıcı görüşlere bağlandı ve sonrasında onları insanları birbirinden uzaklaştıracak şekilde karıştırmaya devam ediyor” dedi.

“Yeni Zelanda’da, nefret söylemi yasaları şeklinde tasarlayabileceğimiz reformlara bakabilir ve ‘Öteki tüm medya ortamlarında yaptığımız şeklinde, dizgesel yayılımın üstesinden gelebilecek hukuk ve düzenleme sistemlerini iyi mi oluşturabiliriz? bu şeyler?’ Ve bence bu sıcaklığı birazcık azaltabilir.

“Bir ihtimal bu mevzuda fazla iyimserim. Sadece burada, yasalara uymadan büyümüş, kullanıcı tarafınca oluşturulan bu çevrimiçi içerik sistemleriyle iyi mi başa çıkacağımız mevzusunda bir güçlük var.

“On yıl ilkin terbiye hakikaten ‘siber-özgürlükçü’ idi. Yoldan çekilin, kendi işini yapması için interneti bırakın” dedi Carter.

“Christchurch’te olanlar, uçukluğun derhal ötesinde içeriğe hakikaten etkili yanıtlar vermemiz icap ettiğini söyleyen bir uyandırma çağrısıydı. Ve bu bakış açısının evriminin bir parçası olmaktan gurur duyuyorum.”

Comments are closed.